EDİTÖRLER

Park ve Süs Bitkisi Bakımı..   Yazılar

 Kategoriler

 
 

Google

Web Ziraatci.com
   Editör : Murat ACI   Yazılar

Park ve süs bitkisi hastalık ve zararlıları - 29.01.2010 09:55:00

SÜS BİTKİLERİ HASTALIKLARI
Krizantemde Japon Beyaz Pası (Puccinia horiana)

Belirtileri:
Beyaz pas yaprakların alt yüzeyinde küçük beyazımsı kabartı veya püstüller oluşturur. Üstten bakıldığında yaprakta sarımsı lekeler görülür. Püstüller açıldığında çok sayıda parlak kahverengi sporlar serbest kalır.
Enfeksiyonla simptomların görülmesi arasında geçen süre 8 gün ile 8 hafta arasında değişir. Normal olarak bu süre 2-4 haftadır. Fungusun muhtelif ırkları değişik çeşitlerde farklı etkiler yapar. Çeşitlerin fungusa dayanıklılığı aynı değildir.

Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
Yeşil aksam kuru tutulmalıdır. Sporlar en az 5 saat suda kalırsa enfeksiyon meydana gelebilir.
Güllerde Pas Hastalığı (Phragmidium spp)


Belirtileri:
Hastalık önce yaprak, dal ve tomurcuk saplarında sarımtrak lekeler halinde görülür. Daha sonra bu lekeler kırmızıya dönüşür. Lekeler hafif kabarık püstüller halindedir. Lekelerden dolayı bitki iyi beslenemez. Çiçek miktarı azalır. Kalite düşer. İlkbaharda çiçek tomurcuklarının açılmamasına neden olur.

Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
İlkbaharda dal, yaprak, tomurcuk sapı ve çanak yapraklarda kırmızı kabartılar (esidi) görüldüğünde hastalıklı dallar budanmalıdır. Budama artıkları yakılmalıdır.
Toprağa düşen yapraklar toplanarak imha edilmeli ya da derince gömülmelidir.



Gül Külleme Hastalığı (Sphaerotheca pannosa var. rosae)



Belirtileri:
Yaprak,sürgün ve tomurcuklarda görülür. Hastalıklı yapraklar kıvrılır, oluklaşır ve sertleşir. Beyaz bir misel ve konidi örtüsüyle kaplanır. Misel ve konidi örtüsü tomurcuğun çanak yapraklarında ve saplarında da görülür. Külleme bazen tomurcukların açılmasına engel olur.
Hastalık özellikle nemli ve üstten sulama yapılan yerlerde önem kazanır.

Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
Aşırı sulamadan, özellikle bahçe gülleri için sisleme şeklinde yapılan sulamadan kaçınılmalıdır.
Gübreleme, toprak işleme ve sulama, gülün normal gelişimini sağlayacak şekilde yapılmalıdır.
Karanfil Pası (Uromyces caryophyllus)



Karanfil pası
Belirtileri:
Bitkilerin sap, dal yaprak ve çanak yapraklarında başlangıçta sarımtırak lekeler ve epidermiste gümüşi-gri çıkıntılar şeklinde görülür. İleri evrelerde epidermis dokusu çatlar ve sporlar kahverengi toz halinde ortaya çıkar. Sap kırılması ve gelişmede gerilik meydana gelir. Kesme çiçeklerin estetik görünümü bozulur.

Mücadelesi:
Kültürel Tedbirler:
- Sağlam anaçlardan çelik alınmalıdır.
- Serada havalandırma iyi olmalıdır.
-Sulama üstten değil, dipten yapraklara değmeyecek şekilde yapılmalıdır.
- Fazla azotlu gübre kullanılmamalıdır.
- Serada bitkiler sık dikilmemelidir. Tele alınmalıdır.

Begonyada Külleme Hastalığı (Oidium begoniae Putt.)



Begonyada Külleme Hastalığı
Belirtileri:
Hastalık bitkinin gövde, yaprak, yaprak sapı ve çiçekte görülür. Yaprakların üzeri önce fungusun misel ve konidilerinden oluşan hafif kirli beyaz bir örtü ile kaplanır. Daha sonra yaprak kahverengileşir ve kurur.

Mücadelesi:
Kültürel Önlemler:
- Temiz bitkilerden çelik alınmalıdır.
- Aşırı sulamadan kaçınılmalıdır. Özellikle üstten sulama yapılmamalıdır.

2. SÜS BİTKİLERİ ZARARLILARI
GÜL FİLİZ ARISI (Syrista Parreyssi Spinda)


Tanımı:
Ergin 20 mm. Boyda ve parlak siyah renklidir. Vücudun üst kısmında kirli sarı renkte üçgen biçimli leke vardır. Kanatlar sarımsı şeffaf ve duman rengindedir. Kanat damarlaı siyahtır. Larva fildişi renginde ve “S” şeklindedir. Abdomen sonunda kahverengi bir çıkıntısı vardır. Olgun larva 20 mm. uzunluktadır. Yumurtaları parlak saman sarısı oval şekildedir.
Yaşayışı:;
Kışı olgun larva halinde gül sürgüsü içinde geçirir. İlkbaharda prepupa olur. Pupa devresi 10-15 gündür. Erginler açtıkları yuvarlak deliklerden bulundukları sürgünleri terk ederler. Mayıs ayı içinde uçuşan erginler bir yıllık gül sürgünleri içine yumurta koyarlar.İçine yumurta konan sürgünlerin uç kısımları derhal aşağı doğru sarkar ve bir iki gün içinde uçtan kurumaya başlar. Yumurtalar genel olarak 6-8 gün içinde açılırlar. Çıkan larvalar sürgün içinde özü yiyerek aşağı doğru inerler. Özü yenmiş sürgün içinde kışlarlar. Yılda bir kere döl verirler.
Zarar Şekli ve Önemi:
Larvaların bir yıllık sürgünlerin öz kısmında yaşar ve bu sürgünleri tamamen kuruturlar. Yumurta konan sürgün uçları bir iki saat sonra pörsür, aşağıya doğru bükülür ve solmaya başlarlar. Kuruma larvanın aşağı doğru ilerlemesine paralel olarak ilerler. Burdur ve Isparta bölgesi yağ güllerinde önemli bir zararlıdır.
Konukçuları
Konukçusu yağ ve süs gülleridir.

Sürveyi:
Mayıs ortasından itibaren özellikle gençleştirme yapılan güllükler günaşırı incelenmelidir. Güllüklerden rasgele alınan en az 100 sürgünde zarar araştırılmalı ve % 5 zarar görmüş sürgün saptanan güllüklerde ilaçlı mücadele yapılmalıdır.
Mücadele:
Kültürel Mücadele Güllüklerde kış temizliği yapılırken zararlının içinde kışladığı özü yenmiş kuru gül dalları özün bulunduğu kısımdan kesilerek hemen yakılmalıdır. Zararlı sürgün içinde yaşadığından kimyasal mücadele gereklidir.
Kimyasal mücadele zamanı gençleştirme yapılmış güllüklerde % 5 zarar saptandığı zamandır. ( Mayıs sonu Haziran ortası)
İlaçlama Tekniği:
İlaçlama pülverizatör ile yapılmalıdır. Ergin çıkışı dikkate alınarak 1. ilaçlamadan 15-20 gün sonra 2. ilaçlama yapılmalıdır. Güllüklerin her tarafının özellikle sürgün uçlarının iyice ilaçlanmasına dikkat edilmelidir.
İlaçlama günün serin saatlerinde yapılmalıdır.








Gül Filiz Burgusu ( Ardis brunniventris)


Tanımı:
Ergin 5-6 mm boyunda siyah görünüşlü bir arıdır. Larva krem rengi olup 10-12 mm. boyundadır. Yumurtaları uzunca, elips şeklinde ve beyazdır.
Yaşayışı:
Erginler Mart sonu - Nisan başı uçuşmaya başlarlar. Yumurtadan 6-8 gün sonra çıkan larvalar sürgün ucundan içeriye girer ve sürgünün öz kısmını yemeye başlarlar. Mayıs’ın ilk yarısında olgunluğa erişen larva sürgün ucuna yakın yuvarlak bir delik açıp kendisini toprağa atar ve kışı geçirir. Erken ilkbaharda pupa olurlar. Yılda bir kez döl verirler.


Zarar Şekli ve Önemi:
Larvaları gül filizlerinin içinde yaşar.Sürgünlerin ucundan itibaren 3-15 cm kadar uzunlukta galeri açarak zarar verilir. Zarar gören sürgünlerin gelişmesi durur, aşağı doğru sarkar ve zamanla kurur.
Konukçuları ve Yayılış Alanı:
Yağ ve süs gülleridir. Yağ gülü yetiştirilen Burdur ve Isparta’da saptanmıştır.
Sürvey:
Mart ayının 2. haftasından itibaren 1 ay süre ile günaşırı yeni kurulan güllükler ve gençleştirme yapılan güllüklerin ilk yıl sürgünleri kontrol edilmeli ve 1-10 da Güllükte en az 100 adet sürgünde zarar yoğunluğu saptanmalıdır. Yani % 5 zararı saptanan güllüklerde ilaçlı mücadeleye geçilmelidir.

Mücadele:
Kültürel önlemler “Kış vurgunu” olarak adlandırılan zarar görmüş kuru dallar özün bulunduğu kısımdan kesilip yakmaktır.
Kimyasal mücadele zamanı bölge koşullarına göre değişme gösterilebilir. Genellikle erginlerin ve ilk larva arazının görüldüğü Mart sonu Nisan ortasıdır. Ergin çıkışı dikkate alınarak 1. ilaçlamadan 15 gün sonra 2. ilaçlama yapılmalıdır. Güllüklerin her tarafının özellikle sürgün uçlarının iyice ilaçlanmasına dikkat edilmelidir. Sıcaklığın yüksek olduğu zamanlarda ilaçlama yapılmamalıdır. Kullanılan ilaçların fitotoksitesi gözlenmelidir. Arılara, balıklara ve kuşlara zararlı olmamalarına, ayrıca su ve gıda maddelerine bulaştırılmamalarına dikkat edilmelidir.
Solucanlar
Toprak içerisinde hareketleri sırasında toprak kabarmasına ve özellikle fide köklerinin açıkta kalarak kurumasına neden olurlar.


Mücadelesi:

Fide yastıkları hazırlanmasında temiz toprak kullanılmalı, yoğun populasyonda ise endosulfan etkili madde ile toprak ilaçlanmalı.

Salyangoz ve Sümüklü Böcekler
Sert kitinimsi dilleri ile yaprakları törpüleyerek salyangozlar zararlı olurken, sümüklü böcekler ise hareketlerine yardımcı olan sümüksü maddenin kuruması ve sertleşmesi lekeler meydana getirerek zararlı olurlar. Özellikle bu görünüm süs bitkileri açısında istenmeyen bir durumdur.



Mücadelesi:
Toprak işleme bu zararlıların yumurtalarını yok edeceğinde savaşımda etkili olur. Gece ve kapalı havalarda etkili olan bu zararlıların toplanıp imha edilmesi de savaşımda etkili olmaktadır. İlaçlı mücadelede ise Metaldehit yada Methicarb etkili maddeler ile hazırlanacak zehirli yemler ile mücadele yapılır.
Bahçe Kırkayaklıları
Vücut silindirik, segmentli ve 12 çift bacaklıdır. Nemli hafif topraklarda ve tarla artıklarında yaşamlarını sürdürürler. Özellikle fide yataklarında ve sera koşullarında zararlıdırlar. Serada en çok aslanağzında zararlıdır. Soğanlı süs bitkilerinde zarar meydana getirirler.
Mücadelesi:
Toprağın işlenerek havalandırılması zararlı populasyonunu azaltır. Temas etkili bir insektisit ile toprak ilaçlaması özellikle soğanlı süs bitkilerinde önem taşır.



Beyazsinek
Ergin vücudu sarı renkli olup, beyaz renkli ve tek damarlı iki çift kanada sahiptir. Süs bitkilerin yaprak öz suyunu emerek zarar meydana getirir. Bitkide aldıkları sudan bulunan tatlı maddenin tümünü kullanamazlar, fazlasını dışarı salarlar ve üzerinde saprofit mantarlar gelişerek “Karaballığa” neden olurlar. Yılda 4-12 arasında döl verir. İç ve dış mekan süs bitkilerinde sık görülen bir zararlıdır.


Mücadelesi:
Temiz üretim materyali kullanılmalı. Bitkinin yetiştirileceği alan yabancı otlardan temizlenmeli ve bitki artıklarından arındırılmalıdır.
Yaprak Bitleri
Süs bitkilerin yaprak, gövde ve sürgünlerinde bulunurlar. Özellikle yeni sürgün ve yaprak altlarında toplu halde bulunurlar. Kanatlı ve kanatsı formda bulunabilirler. Beslendikleri bitkiye göre sarımsı yeşil, yeşil vb. gibi renklerde bulunabilirler. Süs bitkilerinde sık görülen bu zararlılar beslenmeleri sırasında gerek salgıladıkları zehirli ve uyarıcı bileşikler ile gerekse bitki öz suyunu emerek sararrmalarına ve kurumalarına neden olurlar. Süs bitkilerinde yaprak deformasyonlar meydana getirerek pazar değerlerini düşürürler.



Mücadelesi:
Süs bitkileri yetiştirilen sahaların temiz tutulmasına, otsuz olmasına ve süs bitkileri arasına başka bitkilerin dikilmemesine dikkat edilmelidir.
Haftada iki kez olmak üzere tesadüfen seçilen 100 yaprak veya sürgün kontrol edilir. Süs bitkisi türüne göre değişmekle birlikte bir yaprak veya sürgünde 10-25 adet yaprakbiti saptandığında ilaçlı mücadeleye geçilir.

Kırmızı Örümcek
Süs bitkilerin yaprak altlarında ördükleri ağlar arasında yavruları ve yumurtaları ile birlikte bulunurlar. Çıplak gözle görülemeyecek kadar küçüktürler. Süs bitkilerinde sık görülen bu zararlılar da beslenmeleri sırasında bitki öz suyunu emerek sararmalarına, kurumalarına ve yaprakta emgi yerlerinde lekelenmelere neden olurlar. Süs bitkilerinde yaprak ağ ve kirlilik meydana getirerek pazar değerlerini düşürürler.



Kırmızı örümcek
Mücadelesi:
Kimyasal mücadele önemlidir. Yaprakların her birinde ortalama 2-5 canlı birey görüldüğü an ilaçlı mücadele yapılmalıdır.

Tripsler
Kirpik kanatlı olarak bilinen bu zararlılar süs bitki yapraklarında beslenmeleri sonucu renk açılmalarına ve lekelere neden olarak zarar yaparlar.




Kabuklu Bit ve Koşniller
Vücudun üzerinde, bireyin kendisinin meydana getirdiği kabukla kaplı olması nedeni ile bu zararlılara kabuklu bit veya kabarık şişkin kabuklu ise koşnil adı verilmektedir. Bu zararlılar da iç ve dış mekan süs bitkilerinde bulunur ve bitkilerin öz suyunu emerek zayıf düşmelerine ve hatta kurumalarına neden olabilirler.Süs Bitkilerinde zarar yapan başlıca kabuklu bit ve koşniller:
1-Yağgülünde koşnil (Parthenolecanium ssp.)
Ergin dişi yarım küre şeklinde, rengi sarımsı kahverengi olup; üzeri kırmızı çizgilidir.İkinci dönem larvaları koyu kırmızı kahve renginde ve sırtta bulunan tümsek daha belirgindir.
Zarar Şekli: 2 şekilde zarar yapar:
-İnce uzun hortumunu bitki dokusuna sokarak bitki özsuyunu emer.
-Aynı zamanda fumajine neden olur.



2- Çay Koşnili: (Chloropulvinaria floccifera)
Konukçusu çay,turunçgiller,kamelya ve bir çok süs bitkisidir.Ergin dişide vücut; simetrik oval, iyice bombeleşmiş dış bükey şekilde ve sarımsı yeşil ile kahverengi-yeşile kadar değişebilen bir renktedir. Boyu ortalama 5 mm. eni ise ortalama 3 mm. dir. Yumurtlama devresine girmeden önce sırtın orta kısmı boyunca sarımsı yeşil bir alan ve burayı iki taraftan çeviren kahverengi siyahımsı iki hat meydana gelir. Sekiz segmentli ve ortalama 0.4 mm. uzunluktaki antenler iyi gelişmiş olup vücudun altında kıvrılmış vaziyette dururlar. Bacaklar normal gelişmiş olup vücudun altında kıvrılmış vaziyettedir.



3-Yıldız Koşnili:
Yarım küre şeklinde, kirli beyaz renkte olup üzeri balmumu yapısında bir kabukla örtülüdür. Nimfler beyaz yıldız şeklindedir.
Ayırtedici Özellikleri
Kanlıbalsıraya çok benzer fakat ondan daha küçüktür.




Yaşam Döngüsü
Kışı, ince dal ve sürgünler üzerinde 1. ve 2. dönem nimf veya ergin halde geçirir. Dişi ilkbaharda 400-700 adet yumurtayı kabuğunun altına bırakır. Mayısın son haftasından itibaren hareketli nimfler görülmeye başlar. Nimfler kandilerini bir yere tespit ederler ve mumsu madde slgılayarak ergin hale gelirler. Yılda 2 döl verir.
Yaşam Alanı
Konukçularının sürgün ve yapraklarınde bulunurlar.
Konukçuları
Defne, Taflan, Zakkum, Sakız,Palmiye,Trabzon Hurması,Turunçgil,Japon Ayvası,Malta Eriği,Kauçuk vb.

4-Torbalı Koşnil:
Ergin dişi oval şekilde kahverengi renkte olup, vucudunun altında beyaz renkte yumurta torbası olur. Erkekler kanatlı, narin vucutlu, kırmızımsı metalik renktedir.
Ayırtedici Özellikleri
Dişinin beyaz rankteki yumurta torbası bu böceğin tanınmasında en iyi özelliktir.
Yaşam Döngüsü
Parthenogenetik olarak çoğalır. Kışı 2. veya 3. dönem nimf halinde ince dallarda geçirir. Ergin dişi Nisan-Mayıs aylarında 1000-1500 adet yumurta bırakır. Çıkan nimfler genç sürgünlerde beslenir. Yılda 1 döl verir.
Yaşam Alanı
yeni çıkan nimfler genellikle yaprağın alt yüzeylerinde, ileri dönemdeki nimfler sürgün veya dallarda, erginler ise gövde veya dallarda kümelenirler.
Konukçuları ve Etkilediği Çeşitler
Tüm Turunçgil çeşitleri ve birçok süs ve kültür bitkisi konukçusudur.
5-Kahverengi Koşnil:
Tüm bitkilerde görülen bir türdür.Yumurta koyan dişi şişkinleşir ve kahverengileşir.Yumurtaları beyaz renklidir ve vucudun altına depolanır.Yılda 1-2 döl verir.istanbulda park ve bahçelerde süs fındığı,erik,meşe,dışbudak ve gladiçya ve bir çok süs bitkisinde görülür.
Sürgünler üzerinde 2-4mm genişliğinde, 3-5 mm uzunluğunda kahverengi ve kırmızımsı kabarcıklar şeklinde görülürler. Yoğun bulaşmalarda sürgünün her tarafı bu zararlı ile kaplanmıştır.
Bu zararlı, erik bitkisinin yaprak ve sürgünlerinde, bitkinin özsuyunu emerek beslenir. Bulaşma fazla olursa ; bitkinin özsuyunu emerek yaptığı zarardan başka salgıladığı ballı maddeler ile karaballık denilen dolaylı bir zarara da neden olurlar. Gerek emgi yapmak suretiyle, gerekse karaballık şeklindeki zarar nedeniyle sürgün ve dallar gelişemez
ve yapraklar zamanından önce dökülür.

Mücadelesi:
Temiz bulaşık olmayan materyalle üretim yapmak çok önemlidir.Bulaşık sürgünler kesilip bahçeden uzaklaştırılmalıdır.Ancak yoğun bulaşmalarda ilaçlı mücadele yapmak zaruridir.

SÜS BİTKİLERİNDE ZARAR YAPAN NEMATODLAR
Nematodlar iğneleri vasıtasıyla sokup, bitki özsuyunu emerek zarar yaparlar. Köklerde ur, saçak ve küt kök oluşumuna neden olurlar. Bitki besin ve su alamaz. Ağır bulaşık bitkiler ölürler.
Mücadelesinde, iç ve dış karantina önlemleri, bitki münavebesi, sıcak su uygulaması gibi yöntemler ile nematositlerle boş alan ilaçlamaları ve son yıllarda geliştirilen sistematik nematositler kullanılır. Son yıllarda biyolojik mücadele çalışmaları artmış olup, özellikle bitki paraziti nematodlara karşı yeni biyolojik preparatlar geliştirilmeye başlanmıştır.
Fidanlıklar:
Soğan-sak nematodu (Ditylencus dipsaci), Çilek nematodu (Aphelenchoides fragaria), Krizantem nematodu (A. ritzemabosi), Çayır nematodları (Pratylenchus spp.), Böbrek nematodları (Rotylenchulus spp.),Bodurlaştıran nematodlar (Tylenchorhyneluıs spp),


Soğan-sak Nematodu Zararı
Soğanla üretilen çiçekler:
Soğan-sak nematodu (Ditylencus dipsaci), Çilek nematodu (Aphelenchoides fragaria), Krizantem nematodu (A. ritzemabosi), Çayır nematodları (Pratylenchus spp.), küt-kök nematodları (Trichodonus spp.), Kamalı nematodlar (Xiphinema spp.).
Çalılar:
Soğan-sak nematodu (Ditylencus dipsaci), Çilek nematodu (Aphelenchoides fragaria), Krizantem nematodu (A. ritzemabosi), Kök-ur nematodları (Meloidogyne spp.), Böbrek nematodları (Rotylenchulus spp.), Bodurlaştıran nematodlar (Tylenchorhynchus spp),






MONOCHAMUS spp (Coleoptera:Cerambycidae)
1. TANIMI VE YAŞAYIŞI
Erginler silindirik, siyahımsı kahverenklidir. Üzerinde beyazımsı veya grimsi benekler bulunur. Thorax’ın her iki yanında çıkıntılı kıllar vardır. Elytra üzeri parlak sarımsı bronz renkte tüycüklerle örtülüdür. Erginler 17.5-30 mm’dir. Erkek bireylerin anteni vücut uzunluğunun 2,5 katı, dişi bireylerin anteni ise vücut uzunluğunun 1,5 katıdır.
Yumurta 4 mm boyunda, sütbeyaz renkte ve orak şeklindedir.
Larva bacaksız, başı siyah veya kahverengidir. Vücut dar uzun silindirik, önden arkaya doğru gittikçe incelir. Olgun larva ortalama 43 mm boyundadır.
Pupa silindirik, 20-26 mm’dir.
Yılda bir döl verir. Ağaç içerisinde açmış olduğu tünellerde larva halinde kışı geçirir. Mart ayı sonlarına doğru pupa olur. Mevsim ve sıcaklığa göre Nisan ortasından itibaren erginler çıkmaya başlar. Kısa bir süre sonra kesilen veya kurumuş ağaçlara yönelir. Erginler ağaç kabuklarını kemirerek çukurlar açar, her bir çukura birkaç yumurta bırakır. Bir dişi 100-200 yumurta bırakır. Yumurtalardan 6-10 gün sonra larva çıkışı başlar. Çıkan larvalar odun dokusu içine girer ve burada ilkbahara kadar U’ şeklinde galeriler açar. Larvalar 40-60 günde olgunlaşır. Toplam larva süresi 280-320 gündür. Pupa olacağı zaman bulunduğu yeri genişleterek kendisine pupa odası denen büyük bir yer hazırlar ve pupa olur. Pupa süresi 12-20 gündür. Erginler ertesi yıl ilkbahar aylarında çıkar.
2. Zarar Şekli, Ekonomik Önemi ve Yayılışı:





Monochamus spp larvalarının odun doku ve kambiyumdaki zararı,
Larvalar ağacın içerisinde açmış olduğu galerilerde odun dokusuna zarar vererek bitkinin zayıflaması ve çürümesine yol açmaktadır. Kesilmiş ve ullanıma hazır kuru odunlarda larvaların delik ve galeriler açmasıyla odunların biçimi bozularak kullanılamaz hale gelir. Deliklerin çapı 8-10 mm ve yuvarlak şekildedir. Monochamus spp erginleri Orman ve orman ürünlerinde zararlı olan çamodun nematodunun (Aphelenchoididae: Bursaphelenchus xylophilus ( Steiner and Buhrer 1934) Nickle 197) taşıyıcısıdır. Bir erginde 289.000 adet nematod saptanmıştır. Bu nematodların % 40-70’nin böcekten ayrılarak ağaçlara bulaştığı tespit edilmiştir. Çam kuruma hastalığı bulaşma görülen çam ağaçlarının ani ölümüyle karakterize edilebilir. Çam kuruma hastalığının oluşabilmesi için; çam odun nematodu, Monochamus cinsinden bir böcek vektör ve genellikle Pinus cinsinden iğne yapraklı bir konukçunun olması şarttır. Çam odun nematodu Bursaphelenchus xylophilus, çam kuruma hastalığına neden olan organizma olarak kabul edilmektedir. 1984 yılında, çam odun nematodu çam ormanlarını öldürmesi endişesi duyulan Avrupa’da Kuzey Amerika’dan gönderilen çam kerestelerinde tespit edilmiştir. Potansiyel tehlike nedeniyle, Avrupa Bitki Koruma Organizasyonu tarafından 1985 yılında patojenik türler listesinin en üstüne yerleştirilmiştir (A1 karantina listesine). Bu nematod 1999 yılında Portekiz ve Avrupa’da ilk defa doğal ortamda bulunarak teşhis edilmiştir.
Monochamus spp. Dünyada; Avrupa ülkeleri, ABD, Kanada, Çin, Japonya, Yeni Zelanda, Rusya (Güneyi), İran ve Türkiye’de rastlanmaktadır. Türkiye’de Karadeniz, Akdeniz ve Ege bölgelerinde yayılış göstermektedir.
3. KONUKÇULARI
Monochamus spp. 50’den fazla ağaç türünde zararlıdır. Ergin ve larvaları çam, ladin ve meşe türlerinin dal ve gövdelerinde önemli zararlara neden olmaktadır.
4. MÜCADELESİ
Ülkemizde Monochamus spp. ve Bursaphelenchus xylophilus dış karantina listesindedir.
Yeni kesilen odunlar veya odun ürünleri birkaç ay içerisinde işlenmeli, Haziran ayına kadar yeni kesilmiş ağaçların kabukları soyulmalıdır.
Bu türle mücadelede en önemli nokta karantina önlemlerinin titizlikle uygulanmasıdır. Bunun için, ithal edilen orman ürünlerinden aşağıdaki uygulamalardan biri istenmelidir.
- Öncelikli olarak methyl bromid ile fumigasyon tercih edilmelidir. Methyl Bromidle fumigasyonda FAO ve EPPO dozları uygulanmalıdır.
Ahşap Malzemenin Methyl bromide (MB) ile Fumigasyonu
Sıcaklık Doz (g/m3) En düşük konsantrasyon (g/m3)
0.5 saat 2 s 4 s 16 s
21oC veya üzeri 48 36 24 17 14
16oC veya üzeri 56 42 28 20 17
11oC veya üzeri 6 48 32 22 19
Önerilen; En az sıcaklık 100C ve uygulama zamanı en az 16 saat olmalıdır.
- Aluminyum fosfitle yapılacak fumigasyon da sıcaklık 10 ile 30 oC arasında olmalı. Fumigasyon süresi 48 saat ve doz 3g/ m3 oranında uygulanmalıdır. Fosfinle yapılacak fumigasyonlarda ise fumigasyon sonrası tekrar örnek alınarak özellikle yumurta ve pupaların ölüp ölmediği kontrol edilmelidir.
- İthal edilen orman ürünleri ısıl işlem görmüş olmalı (70 oC de 4 saat bekletilmelidir).

.

.

Okuyan : 211

Park ve süs bitkisi hastalık ve zararlıları
..
 

   

 Ziyaretçi Defteri | Hukuki Şartlar| bilgi@ziraatci.com | En iyi 1024*768 çözünürlükte izlenir. ©2002 www.ziraatci.com

İhsan ASLAN & Mustafa BİNBİR