Ülkemizde 2001 yılında uygulanmaya başlayan “Tarım Reformu Uygulama Projesi” ile fiyat ve girdi destekleri kaldırılarak doğrudan gelir desteği sistemine geçilmiştir. Bu bağlamda bazı tarımsal ürünlerde alternatif ürünlere geçilmesi yönünde başlatılan çalışmalar halen sürdürülmektedir.
Hayvancılığın geliştirilmesi ve hayvansal üretimin artırılması amacıyla nitelikli kaba yem açığının kapatılması için yem bitkileri üretiminin teşvik edilmesi, genetik ıslahı daha etkili ve yaygın hale getirmek için suni tohumlama ile soykütüğü kayıtlarının tutulması ve belgeli damızlık kullanımının, arıcılık ve su ürünleri yetiştiriciliğinin teşvik edilmesi amaçlanmaktadır.
Çiftçi Kayıt Sistemi ve Doğrudan Gelir Desteği Projesinin hayata geçirilmesi Türkiye'de tarım destekleri açısından bir dönüm noktası sayılabilir. Sağlıklı bir destekleme ve tarım politikasının oluşturulabilmesi için şart olan Çiftçi Kayıt Sisteminde ilerleme kaydedilmiş ancak veri sağlayan referansların yeteri kadar güvenli olmaması nedeniyle istenilen noktaya ulaşılamamıştır.
Çiftçi Kayıt Sistemi ve Doğrudan Gelir Desteği projesinin giderilmesi beklenen eksiklikleri kısaca şu maddelerle özetlenebilir.
-Kadastrosuz arazilerin sağlıklı ölçümünün sağlanması. Prim ödemelerinin varlığı nedeniyle ödemeye esas arazi miktarının sağlıklı tespit edilmesi zorunludur. Ayrıca diğer desteklemelerin ÇKS ile entegrasyonu düşünülürse gerek arazi miktarı ve gerekse arazi üzerinde ekili bulunan ürünün doğru tespiti projenin başarısını birinci derecede etkileyecek olan faktörlerdendir. Bu amaçla Uzaktan Algılama sistemleri gibi yeni teknolojilerin kullanılması kaçınılmaz görünmektedir.
-Masraflarının yüksekliği nedeniyle intikali yaptırılamadığı için destekleme dışında kalan arazilerin varlığının kayıt sistemini olumsuz etkilediği düşünülmektedir.
-Projede çok sayıda kurumun görevli olması nedeniyle zaman zaman yaşanan koordinasyon bozukluklarının giderilmesi gerekmektedir.
-Desteklemelerin üretime yansımasını sağlayacak en önemli unsur ödemelerin zamanıdır. Bu yüzden ödemelerin zamanı konusunda hassasiyet gösterilmesi gerekmektedir.
-Tüm düzenlemelere rağmen uygulamanın oldukça ağır bir bürokrasi içerdiği görünmektedir. Özellikle çiftçiler açısından nispeten karmaşık ve yorucu bir sürecin sonunda işlemler tamamlanabilmektedir. Uygulamada yer alan kurumlar arasında oluşturulacak bilgi alışveriş ağıyla çiftçinin üzerindeki yükün hafifletilebileceği düşünülmektedir.