|
|
| |
Konular |
|
ZEYTİN ÇEŞİTLERİNİN ÖZELLİKLERİ:
Memecik: Ege bölgesinin en yaygın çeşididir. Kurağa dayanıklıdır. Ağaç
orta büyüklükte ve gevrek yapıdadır. Verimli yan dallan sarkık büyüyen taçlar
oluşturur. Yeşil ve siyah'salamuraklık olarak değerlendirildiği halde yağlık bir
çeşittir. ' Dane orta irilikte, topan ve ucu sivridir. Yağ oram %28 dir.
Ayvalık (Edremit): Orta büyüklükte taç oluşturur. Genç dallar önce dik büyür
sonradan sarkmaya başlar. Genç dalların rengi açık zeytin yeşilidir. Dallanma
seyrek olur. Kurağa hassas olup periyodisite eğilimi azdır. Yağlık çeşit olduğu
halde pembe iken salamura olarak da değerlendirilir. Dane küçük ve
yuvarlakçadır. Geç olgunlaşır ve uzun süre ağaç üzerinde kalabilir. %24 yağ
içerir.
Domat: Ülkemizin en iyi yeşil salamuralık zeytin çeşididir. Ağaç
kuvvetli büyür. Düzenli budandığı ve toplama genellikle elle yapıldığı için
periodisite hafif olur. Fidan dikiminde mesafeleri fazla tutmak gerekir. Yağ
oranı %23 civarında olup, etli bir zeytindir. Ağacın genel görünümü diğer
zeytinlere oranla daha yeşil olup, killi toprağa ve sulanan arazilere önerilk.
Uslu: Akhisar yöresinin yağlık bir çeşidi olup, siyah salamuralık
olarak da kullanılır. Ağacı çok kuvvetli büyüyen, büyük taçlı bir çeşittir.
Dallar hafif sarkık olup, dar açılıdır. Meyveleri iri, uzunca, parlak, siyana
yakın mor renktedir. Erkenci, hastalıklara dayanıksız, olgunluk döneminde kolay
tane döken bir çeşittir. Yağ oranı %18-20'dir.)
Gemlik: Siyah salamuralık bir çeşittir. Dane rengi parlak siyah,
şekli düzgün ve yuvarlağa yakındır. Çekirdek etten kolay ayrılır, yağ oranı
%30'dur. Ege bölgesinde dane kabuğu kalınlaşır ve renk matlaşır.Terbiyesi kolay, fazla aralık istemeyen entansif sisteme
uygun bir çeşittir.' Yüksek nem ister ve soğuğa dayanıklıdır. Çabuk köklendiği
için şişlemeyle üretimde kullanılmaya uygun bir çeşittir. ,
1-ZEYTİNLİK KURULMASI:
Extansif (klasik) Zeytin Yetiştiriciliği: Eski zeytinlikler genellikle diğer kültürlere elverişli
olmayan fakir ve meyilli topraklarda kurulmuşlardır.Extansif zeytin yetiştiriciliğinde başlıca 2 yöntem
uygulanmıştır. Birincisi yabani zeytinlerin (delicelerin) yerinde aşılanması
suretiyle tesisler, diğeri de sökülen delicelerin ya da diğer üretim
materyallerin (dip sürgün, yumru, çelik ve aşılı fidan) az verimli ve derin
topraklı yerlerde dikilmeleri suretiyle kurulan tesislerdir.Yabani zeytinlerin aşılanmasıyla tesis edilmiş zeytinliklerde
ağaçların beslenme ve güneşlenme yönünden birbirlerine zarar verecek şekilde sık
oldukları durumlarda ürün verimlerinde azalmalar görülmektedir. Ayrıca kültürel
önlemler için modern aletler kullanılamamaktadır.Çeşitli üretim materyallerinin dikimi suretiyle oluşturulan
tesislerde dikim aralık ve mesafeleri çok geniş tutulmuş, zeytin ağacı sayısı
dekara 10-20 adede kadar indirilmiştir. Bugün bu tip zeytinliklerde aradaki boş
alanlardan yararlanmak amacıyla yapılan ara ziraatı zeytinin zayıflamasına, geç
gelişmesine ve verimden düşmesine yolaçmaktadır.Bu sorunlar zeytinciliğin entansif duruma getirilmesiyle
çözüme ulaştırılmıştır. Rantabl çalışmalara uygun olan yerlerde entansif zeytin
bahçeleri kurulmaktadır.
Entansif Zeytin Yetiştiriciliği:
Entansif zeytincilik şöyle özetlenebilir; Uygun ekolojik koşullarda her türlü yatırım yapılarak ve
plantasyonun her türlü teknik zorunluluklarını yerine getirerek zeytinliğin
verimsiz dönemini mümkün olan en kısa zamana indirmek ve en yüksek verim
devresine mümkün olan en kısa sürede ulaşmaktadır.
Entansif zeytinciliğin temeli şu noktalarda toplanabilir:
1-Birim alandaki ağaç sayısının arttırılması,
2-Birim alandan alınan ürün miktarının artünlması, -*
3-Birim miktardaki ürüne düşen maliyet masraflarının
azaltılması, Bu prensiplerin ışığında, entansif zeytinlik- tesisinin genel
karakterleri:
-Modern zeytin bahçesi kapama zeytinlik şeklindedir ve ara
mahsul yetiştiriciliği yoktur. Topografik bakımdan modern alet ve makina
kullanılmasına elverişlidir.
-Ağaçlar aynı yıl dikilmiş olup, çeşit özelliği ve gelişim
yönünden tümüyle homojendir.
-Plantasyonlar küçük boylu, alçaktan taçlandırılmış
ağaçlardan meydana gelmektedir.
-Ağaçlar arası aralık ve mesafeler mümkün olduğunca
azaltılmış, dolayısıyla birim alana fazla sayıda ağaç dikilmiştir.
-Sulama, toprak işleme, gübreleme ve mücadele vardır. Budama
hafif ve ilk yıllarda sadece seyreltme şeklindedir.
2-ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİNDE ÜRETİM METODLARI:
Zeytin üretim metodlan 2 grup altında toplanmaktadır.
A-Vegatatif (Eşeysiz) Üretim: Bu metodun esasını çelik, obur, yumru, sürgün gibi ağaç
parçalanmn köklendirilmesi oluşturur. Bu metodla her fert kendi irsi vasıflarını
devam ettirir.
B-Generatif (Eşeyli) Üretim: Bu metodun esası çekirdekten elde edilen çöğürlerin ve ergin
ağaçların aşılanmasıdır. Tohumla üretmede, çoğunlukla nesillerde az veya çok bir
açılma görülür.
Dünyadaki zeytin ağacı varlığının %98 ne sahip bulunan
Akdeniz sahil şeridinde yer alan memleketlerde yetiştiriciliğin 19. yüzyılın
sonlarına kadar kalın dal çelikleri, yumrular ve köklendirilmiş oburlar
kullanılmak suretiyle yapıldığı bilinmektedir. 1880 yılından
başlayarak'özellikle yeni endüstiriyel zeytin bahçelerinin
kurulmasında-kullanılacak vegatatif materyalin, ihtiyacı karşılayamaması
genaratif üretim tipinin fidan çoğaltımında ağırlıklı olarak uygulanmasında
zorlunluluk yaratmış ve bu yolla ihtiyacı karşılayacak çok sayıda fidanı üretmek
mümkün olmuştur.
1940 yılından sonra bir yıllık zeytin çeliklerinin
köklendirilerek üretim materyali olarak kullanılması konusunda başlatılan
çalışmalarda büyük ilerlemeler kaydedilmiş ve (Mist PROPAGATION), şişleme metodu
ile geniş çapta uygulamaya geçilmiştir.
Ancak şişleme metodunda, materyal sağlama konusundaki güçlük
aşılmış olmasına rağmen çok masraflı olması ve materyallerin fidan üretimine
uygun olmaması gibi problemlere henüz çözüm getirilememiştir. Tüm bu hususlar
dikkate alınarak generatif üretim, zeytincilikte önemini korumaktadır.
EKİLECEK TOHUMDA ARANILACAK ÖZELLİKLER VE TOHUM TEMİNİ:
Generatif üretimde çöğür temininde kullanılmak üzere tohumlar
şu 2 kaynaktan elde edilir. ( -
1-Olivaster (Oleaster)(Yabani Zeytinler çekirdeklerinden.
2-Kültür çeşitlerinin çekirdeklerinden.
-Yabani zeytinler kolay temin edilmesine karşın, tohumluk
özellikleri açısından bir çok istenmeyen özellikler de gösterirler.
-Yabani zeytinlerin çekirdeklerinden çok çeşitli tipte
çöğürler meydana gelir. Bunların gövdelerinde meydana gelen anormal dallanmalar
yastıklarda karşılıklı olumsuz etkiler yapmaktadır. Oysaki kültür çeşitlerinin
çekirdeklerinden daha mütecanis ve genellikle tek sürgün üzerinden gelişen
çöğürler meydana gelmektedir.
-Yabani zeytin çekirdeklerinin çimlenme güçleri kültür
çeşitlerine göre çok zayıftır.
-Yabani zeytinlerin çöğürlerinde internodyum aralan çok kısa,
gövde kabuklan çok incedir. Bu nedenle aşı için uygun bir ortam bulmada zorluk
yaratırlar. Aşı tutma oranlan da bir hayli düşüktür.
-Yabani zeytin çöğürlerinin soğuğa dayanıklıkları düşüktür.
-Tüm bunlardan sonra yabani zeytin kullanılmasının zorunlu
olduğu hallerde ak delice tipinin, kara delicelerden daha uygun olacağını
belirtmekte yarar vardır. Çünkü ak deliceler çeşidi özellikleriyle kültür
çeşitlerine daha fazla yakınlık göstermekte ve anaçlık vasıflan kısmen daha
uygun olmaktadır.
-Son yıllarda zeytinci ülkelerde, generatif üretimde tohum
kaynağı olarak kültür çeşitleri kullanılmaktadır. Zeytinde çekirdeklerin kabuk
kalınlığının, çimlenme yüzdesi ve çimlenme gücü üzerinde önemli etkisi vardır.
Çekirdek küçüklüğü çimlenme yüzdesinin düşük olacağını göstermez.
TOHUMLARIN EKİME HAZIRLANMASI: Bunda ilk iş meyve etinin çekirdekten ayrılmasıdır. Günümüzde
bu işlemde, Âcapulco tipi çekirdek çıkarma makinası kullanılmaktadır. 'Bu aletin
özelliği embriyoya herhangi bir zararlı etki yapmadan eti çekirdekten
ayırmasıdır. Bu tip makınalar Türkiye'de yoktur. Eti çekirdekten ayırmada diğer
bir yöntem danelerin yan yanya kum ve odun talaşı veya pirinç ile karıştırılarak
yağ fabrikalarında sıkıştınlmasıdır.Çekirdeklerin etten ayrılmasında basit ve
bizde çok kullanılan bir yöntemde, toplanan tohumluk zeytin donelerinin sert ve
düzgün bir ceminde 2-3 cm kalınlıkta yaydıp lastik çizıneli işçiler tarafından
çiğnenmesidir. Böylece ezilen eti kısmen ayrılan çekirdekler alta geçmeyecek
sıklıktaki elekler üzerinde hafif su verilmek suretiyle kalın telli fırçalarla
ovulmakta ve üzerlerindeki et kalıntıları tamamiyle uzaklaştırılmaktadır.Bundan sonra çekirdekler % -5 lik kostik (NaOH) eriyiğinde
çekirdek kalınlıklarına göre 15-20 dakika41e 5-6 saat arasında tutulurlar.Burada
amaç özellikle yağ tabakasının uzaklaştırılmasıdır. Aynı amaç için kül suyu da
kullanılabilir. Kestikle muameleden sonra çekirdekler su ile iyice yıkanırlar.Zeytin çekirdeklerinin zayıf ve çürük embriyo içerenlerinin
ekilmeden önce anlaşılması için çekirdeklerin 4-6 saat süre ile tuzlu suda
-tutulup, su üzerinde yüzenlerin uzaklaştırılmasından sonra diğerlerinin tatlı
su ile bir kaç defa yıkanmaları da uygulanan yöntemlerden biridir.
KATLAMA: Ilıman iklim tohumlarının bazılarında bir dinlenme devresinin
olduğu bilinmektedir. Tohumun ana bitkiden ayrıldıktan sonra canlılığını
korumasına karşın, bir müddet çimlenmemesi şeklinde oluşan durumu ortadan
kaldırıp çimlenmeyi sağlayabilmek için, tohumların kış boyunca nemli bir kum
veya toprak tabakası arasında tutulması gerekmektedir. Tohumun embriyosunu
çimlenme olgunluğuna getiren bu işleme, katlama denilmektedir.
İyi Bir Katlama İçin Gerekli Şartlar:
1-Düşük sıcaklık
2-Nemin tohum tarafından alınması
3-îyi bir havalandırma
4-Belirli bir zaman süresi
Embriyonun çimlenme olgunluğuna gelebilmesi için 3-7 °C arası
en uygun sıcaklıklardır. Tohum kuruma veya havalandırma azlığı çimlenme
olgunluğuna gelmede yavaşlatıcı veya durdurucu bir etkiye neden olur. Sonbaharda
hasat edilen zeytinin tohumlan hasada izleyen 2. İlkbahara kadar çimlenmezler.
Tohum kabuğunun su geçirmemesi dinlenmenin esas nedenleridir.
Başlıca Katlama Şekilleri:
1- 60 cm derinlikte
hendek dibine 8-10 cm taş,üzerine 5 cm kalınlıkta hafif toprak, (1/3 kum, 1/3
yanmış gübre, 1/3 funda toprağı) konur. Bunun üzerine 2 cm kalınlıkta çekirdek
serilir. Tekrar 2 cm kum konulur. Hendek doldurulur en üste yine kum konur. Üst
kısım hasır ile örtülür. Nem kontrol edilir. Gerekirse süzgeçli kova ile su
verilir. Çekirdeklerin %10-15'i çatlayınca katlamaya son verilir.
2-
Kümbet usûlü
katlama; l m çapında 7-8 cm kalınlığında, zemine çakıl taşı konur. Bunun
ortasına l m uzunluğunda 7-8 cm çapında delikli ve üst kısmı kapaklı bir boru
yerleştirilir, l kat kum, l kat çekirdek konarak yukarıya koni şeklinde
yükseltilir. Koninin etrafı 3-4 cm kalınlığında balçık şeklinde bir çamur ile
sıvanır. Nem kontrol edilir. Gerekirse borudan su verilir.
3-
Sandık içinde
yapılan katlama; Bu usulde katlama yapılan odanın ısısı 20-25 °C de sabit
tutulmalıdır. Sandıklar değişik boyutta olabilir. Sandığın tabanında havalanma
ve suyun sızması için l cm çapında 8-10 delik bulunur. Tabana 3-4 cm kum
serilir, üzerine l kat çekirdek, 2 cm kum, tekrar çekirdek yerleştirilir. En üst
kum olacak şekilde en üst kısımda 3 cm kalana kadar sandık doldurulur ve çuval
serilir. 7-10 günde bir ılık su ile sulama yapılmalıdır.
TOHUM EKİMİ: Ekimde soğuk yastıklar, sıcak yasaklar ve seralar kullanılır.
Yastıkların hazırlanmasında toprakların her yıl değiştirilmesi, temizlik ve
hastalıklarla mücadele açısından gereklidir.
Soğuk Yastıklar:
Sonbahar ekimi, iklimi müsait yerlerde uygun olabilir. Ekim zamanı eylül-kasım
aylandır. Metrekareye 3-6 kg tohum atılır, üzerine 1/3 kum, 1/3 funda toprağı,
1/3 yanmış elenmiş gübre karşınımdan 2-4 cm lik kapak atılır, süzgeçli kova ile
sulanır. Ot alma, sulama, soğuktan koruma, kaymak kırma gibi bakım işlemleri
yürütülür.
Sıcak Yastıklar:
Doğu-Batı istikametinde hazırlanırlar, l m. genişlikteki yastıkların kuzeye
bakan tarafları 50-60 cm güneye bakan tarafları ise 20-30 cm yüksekliktedir.
Tabana 15-20 cm kalınlıkta yanmış hayvan gübresi bunun üzerine 1/3 oranında kum,
yanmış gübre, funda toprağından 15-20 cm. konur. Daha sonra çekirdekler konur,
2-4 cm.lik harç ile örtülür. İyice bastırılır, can suyu verilir. Bu yastıklarda
ekim zamanı ekim-kasım aylandır. Yastıkların üzeri cam çerçeveyle kapatılır. Don
yapabilecek havalarda ayrıca üzerlerine hasır örtülür. Bu tür yastıklarda
çekirdekler daha erken ve daha iyi çıkabilir.
Seralar: Sulama,
havanın nisbi nemi ve ısı tekniğine uygun şekilde a-yarlanır. Seralarda ekim
zamanı, Ekim ayının sonlandır. Seradaki yastıkların tabanına 4-5 cm çakıl
döşenir. Üzerine 15 cm. funda toprağı, onun üstüne 10 cm. harç yayılır, sulanır
ve çekirdekler serilir, daha sonra 3-4 cm harç serilip süzgeçli kova ile can
suyu verilir. Sera içinde uygun ısı 23-25 °C nisbi nem ise %70 olmalıdır.
ÇÖĞÜRLERİN ŞAŞIRTILMASI: Yastık ve seralarda çimlenip gelişen çöğürlerin şaşırtma
tavalarına nakli Mart sonunda başlar, nisan ayında devam eder. Bu dönemde
çöğürler 6-8 yapraklı hale gelmişlerdir.Metrekareye 7-8 kg yanmış koyun gübresi toprakla iyice
karıştırılıp tavalar hazırlanır. Dikimden l gün önce.yastıklardaki çöğürler
güzelce sulanır. Böylece sökümleri kolaylaşır. Bozuk olan çöğürler atılır.
Sağlam olanlar 10x10 cm. aralıklarla dikilir. Dikimden sonra can suyu verilir.Daha sonra tavalarda ot ayıklama, çapalama, gübreleme,
sulama, ilaçlama gibi kültürel işlemler yapılır.
ÇÖĞÜRLERİN AŞILANMASI: Şaşırtma tavalarına dikimlerinden 1 yıl sonra yaklaşık 30-70
cm. boya ve boğaz noktasında 5 mm. çapa erişince (kurşun kalem kalınlığında)
aşılanır. En uygun aşı çoban aşısıdır. Çoban aşısında kalemler bir yıl önceki
sürgünlerden alınır. Kalemler 2 yaprak, 2 göz içermelidir. Yaprakların 2/3 ü
kesilerek su uçma yüzeyi azaltılır. Aşı yapmak için fazla rüzgarlı olmayan
günleri : seçmekte yarar vardır.
VEGATATİF ÇOĞALTMA YÖNTEMLERİ: Çöğür aşılama ile fidan yetiştiriciliğinin uzun zamana
gereksinim göstermesi ve yeterli sayıda fidan elde edilemeyişi nedeniyle
vegetatif yolla fidan üretimine önem verilmesi gerekmektedir.
Vegatatif üretim
1-Yumnılarla
2-Dip sürgünleriyle (Obur, kanırtmaç)
3-Çeliklerle
Yumrularla:
Zeytin ağaçlarının gövde veya turbu üzerinde oluşan
şişkinliklere, yumru denir. Bu yöntem Türkiye'de Güney Anadolu bölgesinde
uygulanmaktadır. Su ve sulama imkanı kıt olan yerlerde uygundur. Yumrular kalem
ile anacın uyuşmazlığında budama veya çarpmadan oluşan yaraların kapatılması
sırasında yaşlı, bakımsız, yeterince aktivite göstermeyen ağaçlarda oluşur.
Yumrular genellikle 0,5-5 kg ağırlıktadır. Ağaca zarar
gelmeyecek şekilde bir ağaçtan 2-5 yumru çıkarılabilir. Kurak yerlerde dikilecek
yumruların ağırlıkları fazla olmalıdır.
îyi bir yumruda:
1-Yumrunun kabuğu yeterince kalın olmalı kabuk
yaralanmamalıdır.
2-Kabuk altındaki odun kısmı kalın ve sağlıklı olmalıdır:
3-Yumrular açık renkli, düzgün kabuklu olmalı, üzerinde uyur
gözlerin olduğunu gösterir hafif kabaralar olmalıdır.
4-Yumru çıkarılırken odun kısmı oldukça düzgün olmalıdır.
5-Yumrudan çıkan sürgünler, fazla dallar kesilmelidir.
Ağaçtan çıkarılan yumru hemen dikilmezse serin, rüzgar
tutmayan gölge bir yerde 24-28 saat saklanabilir. Daha uzun süre bekletmek yada
bir tarafa nakletmek zorunun ise, ıslak çuval talaş veya yosun arasında bilhassa
nem kaybettirmeyen naylon keseler içinde 8-10 gün dayanır. Uzun zaman kurak
şartlarda kalmış yumruların dikimden evvel 3-5 saat su içinde bırakılarak
şişirilmesi gerekir.
Yumruların Dikileceği Çukurların Hazırlanması ve Dikim Zamanı
Yumruların dikileceği çukurların derinlik ve genişliğine
kadar fazla olursa o kadar iyi olur. Bu ağır topraklar için 100x100x80 cm hafif
topraklar için 80x80x80 cm olmalıdır.Dikim mevsimi olarak Kasımdan Nisana kadar devam eder.îyi bakım şartlan sonucunda 35-40 gün sonra sürgünler toprak
yüzeyine çıkar.Dikim yapılacak toprak ağır ise dibine 15-20 cm taş ve çakıl
bunun üzerine 35-40 cm gübre karıştırılmış üst toprak yumrunun üzerine 3-4 cm
kalınlığında kum veya alüviyal toprak, serpilir. Çukurun kenarları aynı seviyeyi
alıncaya kadar gübre+toprak karışımı konur. Yumru toprağın 20 cm altında
kalmalıdır. Bu miktar ağır topraklarda 10 cm, süzek topraklarda 30 cm olmalıdır,
süzgeçli kova ile sulanmalıdır. Toprak yüzeyinde oluşan kaymak tabakası
kırılmalıdır. Yumrunun üzerine taş, tahta, toprak, samanla gölgelik yapılır.Buna
evcik denir.
Evciğim Faydalan:
1-Toprak kabarık ve yeterli nemde kalır.
2-Yumrudan çıkan sürgünler güneş ve rüzgardan korunur.
3-Her sulama sonunda kaymak kırma zorunluluğu ortadan kalkar.
4-Daha fazla su kullanılmasını önler. Sürgünler 35-40 cm
olunca evcik kaldırılmalıdır.
Yumrudan Üretmenin Yararları:
1-Yumrular iyi seçilip tekniğine uygun dikilirse tutma oranı
yüksek olmaktadır.
2-Kültür çeşitlerinden alınırsa aşı zorunluluğu ortadan
kalkar.
3-Yumrudan yetiştirilen ağaçlar daha düzgün olmaktadır.
4-Doğrudan yerlerine dikildiklerinde kısa sürede fidan
üretimi gerçekleşmektedir.
5-Yaşlı zeytinlik varsa masrafsızca yumru elde etmek
mümkündür.
Sakıncaları:
1-Yumrular genç ve ürün vermekte olan ağaçlardan alınırsa
ağaç yıpranır, verimden düşer.
2-İstenilen çeşitten yeterli büyüklükte ve çok miktarda yumru
bulmak güçtür.
3-Anaç delice olan ağaçlardan alman yumrularda, tekrar aşı
yapılma zorunluluğu vardır.
Dip Sürgünleriyle: Zeytin ağaçlarının turbundan çıkan sürgünlere dip sürgünü
denilmektedir. Bu sürgünler kendi yumrularını geliştirdikleri zaman ana yumrudan
çıkarılıp fidanlık tesis edilecek yerlere dikilirler. Bu yöntemin diğer bir adı
da kanırtmaçtır. Dip sürgünleri yabani ise dikimden 2-3 yıl sonra kalem veya göz
aşısı yapılır. Bu üretim şekli daha çok Marmara Bölgesinde uygulanır.
Çeliklerde Çoğaltma
1-Kalın dal çelikleriyle
2-Yapraklı yeşil çeliklerle
Kalın dal çelikleri ile: Bu çok eski zamandan beri bilinen yöntemdir. Gövde ve
dallarında bol miktarda durgun ve sürgün gözlerin bulunması nedeniyle çok yaşlı
kısımlar bile kolayca köklenmektedir.Bu metod İspanyada uygulanmakta üç ve daha
yaşlı dallardan alınan çeliklerdir. Bu çeliklerin boylan 25-30 cm. çaplan ise
3-5 cm olmalıdır. Üzerinde yosun bulunmayan, hastalıksız çelikler alınmalıdır.
Çeliklerin Alınma Zamanı: Kış dinlenme zamanı alınabilirler. Marttan sonra yapılacak
dikimlerde ise yeterince köklenemezler. Donlu havalarda dikim yapılmayıp,
çelikler uygun zamana kadar uygun şartlar altında saklanmalıdır. İstif edilen
yerde hava boşlukları bulunmalıdır.
Toprağın Hazırlanması ve Dikim:
Dikilecek toprak;
derin, zengin, süzek ve yeterince nem tutmalıdır. Dikimden önce derince
sürülmelidir. 30-40 cm derinden sürülerek toprakta hendekler açılır. Sıralar
arası 40-120 cm arasında değişir. Çelikler sıralar içine 45°.ük bir meyille veya
yatay olarak yerleştirilirler. 45ö°lik meyille yerleştirilen çelikler arasında
40-50 cm. mesafe olmalı. İri kalın çelikler ise 10-15 cm. aralıkla yatay olarak
dikilmelidir.Üzerleri 2 cm kalınlıkta toprakla örtülmelidir. Dikim sıralan bol
su ile sulanmalıdır. Yaz devresinde sulama ot alma, çapalama, hastalık ve
zararlılarla mücadele gibi işlemlerin yapılması gerekmektedir. 1. gelişim yılı
sonunda bırakılan 2-3 sürgün dışında yeni gelişen sürgünler varsa, bunlar
çıkarılmalıdır. Bırakılan sürgün yan ve doruk dal üzerinden 5-15 cm lik uç
alınmalıdır. Normal gövde kalınlıklarını aldıklarında 40 cm den tepeleri
vurulur. Dağıtılacak fidanlar en az 1,5 cr.ı çapında olmalıdır.Fidanlıklarda 2-3 yıl bakımları yapılan fidanlar asıl
yerlerine dikilmek üzere dikim mevsiminde sökülürler. Toprak, sökümden 1-2 gün
önce sulanmalıdır. Gövdeleri 40 cm, kökleri 10-15 emden kesilir. Yan dallar
çıkarılır. Fidanlar dikime hazır hale getirilir.
Yapraklı Yeşil Çeliklerle Şişleme Şartların da Zeytin Fidanı
Üretimi: Bir yaşlı yari odunsu yapraklı çeliklerin hormonla muamele
edilmek suretiyle özel şekilde hazırlanmış seralarda ve özel şartlar altında
köklendirilmesidir. Bu metod ilk defa Süs Bitkilerinde uygulanmıştır. Ülkemizde
üretilen zeytin fidanlarının %80 i bu yolla üretilmektedir. Köklenmeye Etki Eden
Faktörler:
1-Çeliklerin alınma zamanı
İlkbahar (Şubat sonundan Nisan ortalarına kadar) ve yaz (Temmuz sonundan Eylül
başına kadar) olan devrelerdir.
2-Çelik tipleri
köklenmede rol oynamaktadır.
Köklendirmeye alınacak tek senelik sürgün
1.Dip
2.Orta
3. Uç çelik diye 3 kısma ayrılmaktadır.
Bir senelik sürgünün dalla birleştiği yerden itibaren 12-15
cm lik kışımı dip, bundan sonraki 12-15 cm lik kısmı orta ve uçta kalan kısım uç
çelik diye adlandırılır.
Yaz aylarında alınan çelikler için dip ilkbaharda alınan
çelikler için orta kısımların kullanılması tavsiye edilmektedir.
3-Köklenmeyi teşvik edici maddelerin etkisi
îndolbutirik asit (IBA), (IAA) indolasetikasit ve naftalenasetikasit (NAA) ayn
ayrı veya birlikte kullanılmış hepside iyi bir sonuç vermiştir.Bunlardan en çok IBA 2000-4000 ppm'lik solüsyonu
kullanılmaktadır. Bu solüsyona dikimden hemen önce 4-5 saniye süre ile
çeliklerin 2-2,5 cm. lik dip kısımları daldırılıp, hemen dikim yapılmalıdır.
4-Köklenmede ısının etkisi;
Çeliklerin köklenmesinde ortam ısısının çok önemi
vardır. Isı 20-25 °C olmalıdır. Sıcaklığı sabit bir derecede muhafaza etmek
gerekir. Gece ile gündüz arasındaki sıcaklığın farklı olduğu yerlerde seranın
ısıtılması gerekir.
5-Köklenmede nemin rolü;
Ortam nemi %90-95 civarında olmalıdır. Bu derece yüksek nem, yapraklı dikilen
zeytin çeliklerinde evaporasyonu ve dolayısıyla solmayı önlemek içindir.
6-Köklendirme Ortamının Etkisi;
Köklendirme ortamı; köklenme süresince çelikleri
yerinde tutar, çeliklere su temin eder, çelik tabanına hava temin eder.Köklendirme ortamı olarak en iyi sonucu perlit vermiştir.
7-Kullanılan çeşitlerin köklenmeye etkisi:
Domat çeşidi %20-25
Memecik çeşidi %30-35
Ayvalık çeşidi %60-70
Gemlik çeşidi %80-90
Manzalina %95-100 oranlarında köklenirler.
Şişleme Metodu ile zeytin fidan, üretiminde takip edilecek
sıra; Çelikler yeni tesis edilmiş zeytinliklerdeki veya
anaçlıklardaki genç zeytin ağaçla, mm bir yıllık sürgünlerinden
hazırlanmaktadır. Çeliğin alt kısmındaki bir gözün hemen altından düzgün olarak
kesilmesi ve alttan 4 yaprağın koparılarak üstteki gözün üzerinden meyilli bir
şekilde kesilmesi suretiyle yapılmaktadır. Böylece 12-15 cm. uzunlukta
hazırlanmış olan her çelik 6-8 yaprak içermektedir.Gölge ve kapalı bir yerde hazırlanan çelikler 25'lik demetler
haline getirilerek alttan sıkıca bağlanırlar. Bu demetler halindeki çeliklerin
dip kısımları derin bir kapta bulunan hormon eriyiğine 5 saniye müddetle
batırılır. Hormonlanmış çelikler sele veya sepetler içinde köklendirme
seralarına taşınır. Köklendirme yastıklarına m2 ye 800-1000 çelik isabet edecek
şekilde dikilirler.Dikimle birlikte şişlemeye de başlanır. Normal olarak ilk
günlerde 10 dakika ara ile 8 saniye süre ile şişleme yapılır. Kök uzunluğu 2,5-3
cm'i bulunca şişleme daha uzun aralıklarla yapılmalıdır. 40-45 günlerde ise bu
aralık 30 j dakikaya çıkarılmalıdır. Bu süre içinde haftada l veya 2 kez gübre
solüsyonu verilmelidir. Köklenmenin tamamlandığı devrede çelikler 8x12 cm
boyutlarındaki saksılara şaşırtılmaktadır. Ayrıca şaşırtma içinde jiffy
saksıları ve küçük naylon torbalarda kullanılmaktadır. Dikimden sonra aynı
serada 3-5 gün bırakılan saksılar şişlemeye tabi tutulurlar. Saksılara, naylon torbalara dikilmiş olan çeliklerin dış
şartlara alışmalarını kolaylaştırmak için nispi nemi daha düşük II. seraya
alınmaları gerekmektedir.Burada gelişmesini tamamlayan çelikler 50-80 cm.i bulunca
dışarıdaki fidanlığa veya daha büyük naylon torbalara nakledilmektedir.
Bu şekilde yapılan zeytin fidan yetiştiriciliğinin
avantajları;
1-Daha kısa zamanda fidan elde edilmektedir.
2-Tüm fidanlar homojen olmakta zeytinliklerde daha standart
olup erken ürüne yatmaktadır.
3-Anacın kalem üzerindeki kötü etkileri yok edilmektedir.
3-ZEYTİNİN İKLİM İSTEKLERİ:
Zeytinciliği sınırlayan en önemli iklim etmenleri sıcaklık ve
yağıştır. Zeytin yetişen yerlerde ıs> ortalaması 15-20 °C arasında olmalıdır.
Zeytin ağacı 25-30°C'lerde çok iyi
gelişir. Dayanabildiği en az sıcaklık –7 C
olup bu derecenin altında don zararı artar. Hava sıcaklığı +7°C ve altına
düşünce zeytin ağacı dinlenmeye çekilir. Kış soğuklama süresinin 60-75 gün kadar
olması yeterlidir.Zeytin .ağacının çeşitli vegetasyon devrelerinde ısı isteği
farklıdır:
-Tik sürgünlerin görülmesinden çiçeklenmeye kadar olan
devrelerde (şubat-mart) sıcaklığın5-10°C olması gerekir.
-Çiçeklenme döneminde (mayıs-haziran) sıcaklık 15-20°C
olmalıdır.
-Meyve oluşumu ve büyüme döneminde (temmuz-ekim arası)
sıcaklığın 20-25°C olması gerekir.
-Olgunluk döneminde (eylül-ekim-kasım) sıcaklık 15°C
dolayında olmalıdır.
-Tam olgunluk hasat sonuna dek (kasım-aralık-ocak) sıcaklık
5°C civarında olmalıdır.
-Yıllık 400-600 mm yağış alan yerlerde ekonomik anlamda zeylin
yetiştiriciliği yapılır.
4-ZEYTİN AĞACININ TOPRAK -İSTEKLERİ: Toprak yönünden fazla seçici olmayan zeylin, diğer bitkilerin
yetişmediği kır, çakıllı, meyilli topraklarda yetişebilirse de en iyi yetişme
ortamını kalkerli, derin, kumlu, killi, havalı ve nemli topraklarda bulur. Ağır.
killi, taban suyu yüksek ve kışın su biriken topraklar zeylin için uygun
değildir.Ağır ve nemli topraklarda kökler yüzlek olacağından toprak
işleme sırasında zarar görürler. Uygun bir kök gelişimi için toprak
katmanlarında geçirimsiz, bir tabakanın (pulluk tabanı, kaya) bulunmaması
gerekir.
5-FİDAN DİKİMİ VE DİKİM ŞEKİLLERİ: Uzun ömürlü bir bitki olan zeylinin dikimden önce, dikimle
ilgili bir çok konunun önceden bilinmesi ve gerekli işlemlerin yapılması
gerekir, iyi bir planlama, kurulacak zeytinlikten uzun yıllar bol ve kaliteli
ürün almayı kolaylaştırır.
Toprak işleme:
-İşlemeyle gevşek bir strüktür oluşturularak erozyon büyük
ölçüde önlenir.
-Mekanik olarak yabani ot mücadelesi yapılır.
-Kökler ve topraktaki mikroorganizmalar için gerekli hava
sağlanır.
-Hastalık ve zararlıların gelişme ortamı toprak ait üst
edilerek bozulur.
-Toprağın yeterince havalanması nedeniyle ağaçların çabuk
uyanması sağlanır.
Tüm bu nedenlerden dolayı zeytinlik tesis edilecek arazi
fidan dikiminden birkaç ay Önce sürülerek hem sonbahar ve kış yağırlarının
toprakta yeterince birikmesi, hem toprağın havalanması ve hem de kök, taş vs.
maddelerden temizlenmesi sağlanır.Toprak mutlaka derin (40-50 cm) sürülmesi ve pulluk tabanı
kırılarak bu tabakanın kök gelişimine yapacağı olumsuz etki ortadan
kaldırılmalıdır.
-Sonbaharda ilk yağmurlardan sonra yüzlek sürüm (15-20 cm)
yapılıp, diskaro çekerek arazi düzeltilmeli ve fidan dikim yerleri işaretlenecek
duruma getirilmelidir.
Toprak Hazırlığı:
Zeytinlik kurulacak ara/ide taban suyu yüksekse ve su
birikimi de oluyorsa drenaj kanalları açılmalı, sulama yapılacaksa toprak
tesviyesi yapılmalıdır.Ülkemizde zeytinliklerin büyük bölümünün eğimli arazilerde
olduğu düşünülürse, bu yerlerde kurulacak zeytinliklerde erozyonu önleyici ve su
muhafazasını sağlayacak önlemler alınmalıdır.
-%2-5 meyilde kültürel toprak muhafaza önlemleri alınır.
(Balık sırtı toprak işleme yapılır.) Bunun için biraz kazarak topraklar sıra
üzerine çekilmelidir. Böylece su ve besin maddeleri sıra arasında toplanacak ve
zamanla toprağa işleyecektir. -%5-15 meyilde kanal teras yapılır, kontur dikim
uygulanmalıdır. Kanal her 3 sırada bir açılır. 2-3 yılda bir temizlenir.
Kanalların önüne su geçiren fazla yüksek olmayan engeller 10-15 m arayla
yapılırsa yağış sulan ile gelen ot ve çalılar kanalı tıkayacak kadar yığıntı
yapamaz.
-%15-45 meylide mutlaka seki teras yapılmak ve kontur dikim
uygulanmalıdır. Kazılan toprak örülen bir sekinin içine atılır. Duvarlar geriye
doğru meyillidir. Duvarın üst kısmı su kanalcığından biraz yüksek yapılır.
-%45'ten fazla meyilde zeytinlik tesisi ekonomik olarak uygun
değildir.
Fidan Dikim Şekilleri: Zeytinliğin kurulacağı yerde işleme durumu, ara ziraatı
yapılıp yapılmayacağı ve arazinin eğimi gibi konular göz önüne alınarak çeşitli
dikim şekilleri uygulanır.
a)Kare Şekilde Dikinm .Köşeleri
dik arazilere ve küçük alanlara uygulanır. Sıra arası ve sıra üzeri mesafeler
eşittir. Her yönde işleme yapmak olasıdır.
b)Dikdörtgen Şekilde Dikim:
Daha çok ara ziraati yapılmak istenen
yerlerde uygulanır. Sıra üzerleri daraltılıp, sıra araları genişletilerek dikim
yapılır. Bu şekilde sıraların Kuzey-Güney yönünde olmasına dikkat edilmelidir.
Böylece ağaçların günün her saatinde güneşten yararlanmaları sağlanır.
c)Üçgen Şeklinde Dikim:
Bu şekilde dikimde ağaçlar birbirine eşit
uzaklıktadır. Her ağaç eşkenar bir üçgenin köşelerinde yer almıştır. Geniş
ovalarda , ara ziraat yapılmayan yerlerde uygulanır. Hafif meyilli yerlerde
ağaçlar meyil yönünde çaprazlama bir durum gösterdiğinden bu dikim şeklinin
uygulanması yararlıdır.
d)Kontur Dikim:
Eğimli yerlerde toprak ve su muhafaza önlemleri
olarak setleme yapılmasından sonra uygulanacak dikim şekli mutlaka kontur dikim
olmalıdır.
Arazinin aynı yükseklikteki yerlerinden geçirilen setlerin
aralarındaki mesafeler her yerde aynı değildir. Ağaçlar düzensiz bir dağılım
göstereceğinden çapalama, sulama, ilaçlama ve hasat işleri de kolay olmaz. Bu
nedenle tesviye eğrilerine göre dikim yapmak suretiyle bu sakıncalar ortadan
kaldırılabilmektedir.
Fidanlar Arasındaki Mesafe:
Zeytinlik tesis ederken dikim aralıkları kuracağımız
zeytinliğin exstansif ya da entansif olmasına, bölgenin iklimine, toprak
karakterine ve çeşide göre hesaplanır.Zeytinlik tesisinde dikkat edilecek konulardan biri de
sıraların yönüdür. Bölgenin sert esen rüzgarının yönü bilinmeli ve ağaç sıralan
rüzgar yönüne bakmalıdır.Eğimli arazilerde eğim Doğu-Batı istikametinde ise sıralar
Kuzey-Güney yönünde; eğim Kuzey Güney istikametinde ise sıralar Doğu-Batı
yönünde olmalıdır.İki Tip Zeytinlik Tesis edilebilir.
a) Exstansif: Gövde
yapısı yüksek, taçlanması yukarıdan yapılan Zeytinliklerdir. Bu Zeytinlikler
daha çok fakir yapılı ve meylin fazla olduğu arazilerde uygulanır. Eski kurulan
Zeytinlikler bu şekilde kurulmuştur.
Aralık mesafeleri ise:
Kır arazilerde 7X7-7X8-8X8
Kır taban arazilerde 7X8-8X8
Taban arazilerde 10X10 - 10X12 - 12X12 metredir.
b)Entansif: Gövde
yapısı kısa. taçlanması aşağıdan olan Zeytinliklerdir. Daha çok zengin yapılı
topraklarda, meyili az olan arazilerde uygulanır. Bu zeytinliklerde, birim alana
düsen ağaç sayısı fa/la, yeşil aksamın oranı daha fazla olup hasadı ve diğer
mekanizasyon daha kolay ve ekonomiktir.
Aralık mesaileri ise:
Kır taban arazilerde 6X6-5X7
Taban araziler için 7X7 • 7X8 metredir.
Bölge koşullarına uygun çeşitlerin seçilmesi: Zeytin ağacı uygun koşullar bulduğunda ve iyi bakıldığında
gelişmesi ve ürün vermesi oranda artmaktadır. Doğal seleksiyon sonucu
bölgelerine hakim olmuş bazı zeytin çeşitleri vardır, özellikle toprak ve iklim
koşullarına göre kendilerini adapte etmiş durumdadırlar.Örneğin; Memecik, İzmir sofralık zeytin çeşitleri nisbeten
kurağa dayanıklı, Ayvalık zeytin çeşidi ise bu konuda daha hassastır. Diğer
taraftan Gemlik, Domat, Memecik çeşitleri soğuğa dayanıklıdır.
Fidan dikim zamanı ve dikim tekniği: Bölgemizde
Fidan dikimi Aralık ayı babından mart ayı sonuna kadar devam eder.Zeytin fidanı dikiminde de, diğer fidan dikimlerinde olduğu
gibi dikim tahtası kullanılır. Zeylin fidanı çukurları, toprak yapısına ve
toprak zenginliğine göre kır ve kır taban arazilerde 100x100x100 cm. Taban
ara/ilerde ise 80x80x80 cm boyutlarında açılır. Dikimde, eğer elimizde araz/inin
toprak tahlil raporu var ise o verilere göre temel gübreleme yapılır.Toprak
tahlil raporu yok ise açılan çukurun dip kısmına 1-1.5 kg. Triple Süper Fosfat
Gübresi (Temel gübreleme), eğer arazimiz potas bakımından fakir ise bu gübrenin
içine 0,5 kg. Potasyumlu gübre de konulur. Bu gübrenin üzerine 2-"3 kürek üst
toprak koyarak çukur içinde paçal yapılır. Bu gübre karışımının üzerine dikimde
kullanacağımız harç (1/3 üst toprak 1/3 mil 1/3 yanmış hayvan gübresi),
koyulmalıdır.Fidan etrafına harçlı toprak konur ve hafifçe bastırılarak
sıkıştırılır. Sıkıştırmanın daha çok verilecek can suyu ile yapılması
e_n.uygunudur. Eğer hazırladığımız harcımız yetersiz ise, çukur açarken çukurun
bir kenarına ayırdığımız üst toprak fidanın etrafına konur.
Dikimden sonra yapılacak bakım işleri:
Fidan dikimi sırasında çıkan delice sürgünler var ise onlar
alınır. Verilecek taç şekline uygun olmayacak durum almış sürgünler var ise
onlar çıkarılır. Bunu dışında fazla bir budama işlemi yapılmamalıdır.Fidanlara yaz aylarında yağış ve toprağın tav durumuna göre
gerektiğinde su verilir. Bunun dışında yüzlek olarak toprak işlemesi yapılır.
Fidan çukurlarındaki otlar alınır.
6-ZEYTİNLİK BAKIMI:
Zeytinlik bakımında budama, gübreleme, hastalık ve
zararlılarla mücadele, toprak işleme ve yabancı ot kontrolü ile zeytinliklerde
sulama işlemeleri söz konusudur.
Zeytin Ağacının Budanması: Zeytin ağacının hayat devresi, gençlik, verimlilik ve
yaşlılık devreleri olarak ayrılabilir. Bu devrelerde ağaçların çeşitli organları
arasındaki ilişkiler değişiktir.Gençlik çağı boyunca genel beslenme içinde kök sisteminin
«kişi, yaprak sistemininkine baskındır. Fakat bu dengesizlik, çatı geliştikçe
azalır. Verim çağında yıldan yıla birbirine baskın şekilde, meyve verimi ve
vegetatif gelişmeye yönelik faaliyetler görülür. Yaşlılık devresinde hayat
faaliyetleri yavaşlamıştır ve ürün verimi düzensizdir.Zeytin ağacında diğer önemli bir husus odun-yaprak
ilişkisidir. Gövde ve ana dallardaki odun miktarı ile yapraklar arasındaki bu
ilişki "Taç dengesi" olarak da ifade edilir. Bu durum yaprak-odun ilişkilerinin
tümünü veya "taçtaki" ahengi ortaya koyar.
1-Genç Ağaçların Budanması ve Terbiyesi; Genç ağaçlarda kısa zamanda iyi bir çatı teşkil edilmesi ve
tacın istenen büyüklüğe erişerek verimli hale gelmesi istenir. Genç ağaçlara
istenen şeklin verilmesinde gelişmeyi sekteye uğratacak aşırı kesimlerden
kaçınılmalıdır. Her ne kadar genç meyveye yatmamış zeytinlerin budanması
vegetatif gelişmeyi geriletirse de kuvvetli bir gövde ve ana dal sistemi elde
etmek üzere ilk yıllar bazı budamaların yapılması da gereklidir.Zeytin ağaçlarına goble, koni, serbest vazo v.s gibi çeşitli
şekiller verilmektedir. Bununla beraber genç ağaçları bir tek gövde ve 3-4 ana
dallı olarak şekillendirmek genellikle uygun düşmektedir.
Bu gövde ve çatının teşekkülü ilk bir-iki gelişme mevsiminde
geliştirilebilir. Bu amaçla istenen yükseklikteki (30-60/ cm.) bir gövde
üzerinde iyi dağılmış ve aynı noktadan çıkmayan ana dallar seçilir. Bunların
geliştirilmesine gayret edilir. Gövdeden ve dipten çıkan sürgünler kesilir.
Bütün yaz bu işlemlere devam edilir. Ayrıca gövdeyi güneş yakmalarına karşı
korumak ve gövdeden obur çıkışını önlemek üzere, kağıt ve benzeri maddelerle
gövdeler sarılabilir.İkinci yaz boyunca da ana dal seviyesinde görülecek fazla
sürgünler ve dip sürgünler kesilir. Bu işler yazın yapılmamışsa ve kanser
tehlikesi yoksa kışında yapılabilir. İlk yıllar genç ağaçların üst kısmında
islenmeyen dallar dışında dal kesimi yapmamak veya çok az kesim yapmak gerekir.
Daha sonra 3-5 yıl ana dalların teşekkülü sağlandıktan sonra ikinci ana dallann
geliştirilmesi safhası başlar.Bu zamanda taç da dal yoğunluğu arttığından dal
seyreltmesi yapılır. Bu budamayı bir defada değil, bir çok yılları içine alan
bir devrede uygulamak uygun olur. Ağaçların hafif ve sistemli bir şekillde
budanması, mahsuldarlığın gerilemesini önler.İkinci dal sisteminin birçok yıllara dağılarak
şekillendirilmesi, çok yapraklı ve geniş "meyve kafesi" oluşmasını sağlar.
Verimli Ağaçların Budanması; Yetişkin ağaçlar, kök-yaprak ve yaprak-odun faaliyetleri
yönünden belirli bir dengeye erişmiş, meyve verimleri yüksek ağaçlardır. Ağaçlar
büyüdükçe ve yaşlandıkça daha fazla meyve verirler; kendi hallerine
bırakılırlarsa taç dengeleri bozulur. Mahsul kafesinde, kuru kısımlar ve
zayıflamış sürgünler artar. Mahsul kafesi, ağacın en altından tepesine kadar
yuvarlak 1 m. kadar derinlikte bir tabakadan ibarettir.En yüksek ürünü alabilmek için, bu kafesi yanlarda ve üstte
sıhhatli ve verimli şanlarda tutmak gerekir.Tepede sıklığın artması, kurumuş kısımların ve canlı dallarda
seyreltmeyi gerektirir. Böylece havalanma ve ışıklanma ile özümlemenin daha iyi
şekilde yapılması sağlanır. Ayrıca seyreltme ile toplama ve ilaçlamada
kolaylaşır, hastalık ve zararlıların gelişmesi de önlenir.Zeytin ağacından alabildiği besin maddesinden fazla mahsul
verme temayülü vardır. Fazla mahsûl alındığı yıllar ekseriyetle yıllık
sürgünlerin büyümeleri yetersiz kalır. Ertesi yıl meyve verimi oldukça düşer.
Bir yıl ürün verip bir yıl vermeme haline periyodisite denir. Bu durum elverişli
olmayan şartlarda daha çok görülür, iyi bakım ve besleme şartları uygun bir
budama ile ağacın tabiatında mevcut olan periyosite (alternans) yi hafifletmek
mümkündür.Zeytinciler çoğunlukla ağacın alternans temayülüne uyarak iki
yılda bir ürün almayı kabullenirler. Buna göre de iki yılda bir dolu yılında
hasadı takiben budama yaparlar. Böylece alternansı bir ölçüde tahrik de ederler.Budamada asıl amaç, ağaçta mahsulün çok .olduğu zaman
fazlasını biraz olsun atmaktır. Bu maksatla bol mahsul öncesinde bir budama
yapılması gerekir. Ayrıca alternansı önlemek için dolu yılında meyve tutumundan
hemen sonra meyve bağlama sahasında normal meyvede filizleri muhafaza ederek
aşın yüklü ve küçük sürgünleri kesmek sureti ile bir seyreltme yararlıdır. Bu
tür seyreltmeden amaç az yaprak ve çok meyveyi atmaktır. Böylece meyvenin
atılması ile ağaçlar bir miktar sürgün yapma imkanına kavuşmuş olur.İki yıl da bir budama yerine her yıl yapılan hafif bir budama
genellikle verim yönünden en iyi sonucu vermektedir.
Budama zamanı; Ağaçlar
yılın her zamanında budanabilir ancak budama soğuğa karşı ağacın direnci
azalacağından soğuk tehlikesi olan yerlerde şiddetli soğuklar geçtikten sonra
yapılmalıdır. Ilık yerlerde kışın veya ilkbaharda yapılır. Kanserde bulaşık
yerlerde yağışsız ve sıcak bir mevsimde, çok bulaşık durumda yaz içinde budama
yapılmalıdır. Kurak bölgelerde budama mümkün olduğunca geç yapılır. Zira
budamadan önce yağış miktarının bilinmesi gerekir.Diğer meyve türlerinde olduğu gibi zeytin ağaçları da çok
zayıf veya çok kuvvetli değil, orta kuvvette oldukları zaman en verimli olurlar.
Sulama, gübreleme, budama, gibi bakım işleri ile bu durum sağlanabilir.
Budamaya başlamadan önce ağaçların durumu gözden geçirilir;
-İyi bir mahsul
alınmışsa, orta bir budama yapılır.
-Yağış kıt, sulama yapılmamışsa ağır bir budama yapılır.
-Toprak şartlan iyi ,gübre ve suda kullanılmışsa hafif budama
yapılır.
-Hastalık ve zararlıların etkisi ile zayıflamışsa ağaçlar
daha fazla budanır. Soğuk kış devrelerinden sonra soğuk zarar görmüş ağaçlarda
yaprak dökümü, kabuk çatlama, filiz kurumaları olur. Böyle ağaçlardan zarar
görmemiş gözlerden ilkbaharda bol sürgün meydana gelir. Eğer soğuktan hemen
sonra kesim yapılırsa zarar görmemiş gözlerden sürecek sürgünler kesilmiş
olabilir, o nedenle soğuk zarar görmüş ağaçlarda kesim işini Haziran-Temmuz da
yapmak gerekir.
Budama Uygulaması;
-Zeytin ağacında kesim işine ağacın tepesinden başlanarak
aşağıya doğru inilir. Ağacın üst kısımları daha çok özsu çektiğinden aşağı
kısımlara göre daha ağır budamaya tabii tutulurlar.
-Ağaç üzerindeki oburlar kesilir. Ancak eğilmiş, uzamış,
zayıflamış dallar-dan çıkan bu dalların yenilenmesinde kullanılacak oburlar
bırakılabilir.
-Kurumuş çok zayıflamış dallar kesilir.
-Yapraklı bir sürgünün ucu kesilir. Uç alma daha çok şekil
budamasında kuvveti azaltacak filiz ve dallarda uygulanır.
-Bir dalın alabildiğine uzamasını önlemek için dal
kısaltılarak geriye alınır.
-Don, dolu, sırık, haşere zararları yanında kanser
bulaşmasına, budamada sebep olabilir. Zeytin kanseri görülen yerlerde yazın,
kurak mevsimde budama yapılmalı, budama nemli havada yapılıyorsa budama aletleri
dezenfekte edilmeli, budamadan sonra ilaçlama yapılmalıdır.
Gençleştirme Budaması ;Zeytinliklerde yaşlanma veya hatalı bakım, budama, şiddetli
kuraklık, aşın soğuklar, hastalık veya zararlılar nedeniyle vaktin-den önce
verimden düşen ağaçlarda gençleştirme budaması yaparak iyi bakım tedbirleri ile
tekrar mahsuldar hale getirmek mümkün olur.Zeytin, gençleştirme budamalarına en dayanıklı ağaçların
başında gelir. Yaşlı ve verimden düşmüş ve zeytinliklerin gençleştirilerek
ıslahı genellikle taçta, ana dallar seviyesinde ve gövde seviyesinde, ayrıca
dipten toprak seviyesinden olmak üzere üç esasa göre yapılmaktadır.
1-Taçta İskeletik Budama:
Bu budama uzun yıllar ihmal görmüş yada aşırı kuraklık
şiddetli soğuk veya hastalık ve zararlıların tahribatı sonucunda-taçla verimden
düşmüş ve gerileme görülen ağaçlarda uygulanır.Burada esas kaide ağacın üst ve yan uçlarında bilek
kalınlığındaki dallar muhafaza edilir, çapı 3-5 cm den a/ kalınlıktaki bütün dal
ve dalcıklar budanarak çıkarılır.
İskeletik budama uygulandıktan sonra 2-3 yıl içinde taçta
latent gözlerden yeni sürgünlerin teşekkülü ile verimlilik yeniden meydana
getirilir.
2-Ana dallar veya gövde seviyesinde yapılım gençleştirme; Ana dalların gövdeye bağlandığı kısım iyi ise dallar gövdeye
30-35cm. mesafeden budanarak kabaklanan kesim yerleri perdahlanarak macunlanır.
Eğer ağaç henüz bir miktar mahsul vermekte ise kesimler tedrici olarak
yapılabilir. Tedrici kesimlerde ilk yıllarda bilezik alınıp ertesi yıl
kesilebilir. Tedrici gençleştirmede bilezik alma işlemi her iki yılda bir ana
dallar üzerinde aynı yükseklikte, sıra ile uygulanmalı ve böylece gençleştirme
6-8 yıl içinde tamamlanmış olmalıdır.Bilezik alma işlemi ağaç mahsul yılına girerken en geç 15
Şubata kadar uygulanırsa o yıl bu ağaçlardan bol mahsul alınır. Ertesi yıl
bilezik alınan dal mutlaka ç ikan l malıdır. Ayrıca av m yıl bileziğin allından
gençleştirmeyi kolaylaştıracak kuvvetli sürgünler teşekkül eder. Bu sürgünlere
ilk yıl dokunulmaz ertesi yıl bir kısmı seyreltilip iyi durumda olan dört beş
sürgün seçilerek daha ertesi yıl bir seyreltme daha yapılır, seçilen sürgünlerin
fazla yükselmesine meydan verilmez, tali sürgünlerin yanlara doğru gelişmesi
sağlanır.Ağacın gövdesi yüksek, aynı /.amanda dallar da yükselmişse
ağacın gövdesi 40-60 cm yükseklikte olacak şekilde dipten 7Ü-80cm mesafeden
gövdeye l cm genişlikte çepeçevre bilezik alma sapılarak açıcın boyu indirilir.
Bu işlem ağaç verim yılına girerken uygulanırsa o yıl bol ürün alınır.Eğer gövde yabani ise yine aynı yükseklikten gövde etrafına
birkaç tane yama aşı yapılır. Aşılar tuttuktan sonra bunların sürmesi için aşı
yapılan yerlerin ü/erinden yanıtı boğmalar yapılır. Aşı tatbikinden 2-5 yıl
sonra aşı yerinin 30-35 cm yukarısından çepeçevre bilezik alınır ve ertesi yıl
ağaç aynı noktadan kabaklanarak gençleştirilmiş olur. Verimsiz topraklarda
bilezik alma veya boğma yapma sakıncalı olabilir.
3-Ağacın dipten kabaklanması;
şayet gövde yaralanmış, yanmış, hastalık ve haşerelerden tahrip olmuş ise veya
yaşlanarak içleri boşalmış, kurumaya yüz tutmuş ise gövde toprak seviyesine
yakın kesilerek kabaklanır. Kesim yeri perdahlanır, çürümeyi önlemek için ince
bir tabaka yağlı boya astar sürülür.Tedricen yapılacak dipten gençleştirmelerde ağaç mahsul
yılına girer 1-2 cm genişlikte gövdenin dip kısmından bilezik alma uygulanmalı
esas kesim daha sonraki yıllarda yapılmalıdır. Böylece daha o yıl bileziğin
altından teşekkül edecek sürgünler gençleştirmeyi garanti altına alacak ve hem
de ağaçtan mahsûl alınacaktır, ilk yıl sürgünler gelişmeye bırakılıp ertesi yıl
bir miktar seyreltilmelidir. Üçüncü yıl bir seyreltme daha yapılarak seçilmiş
sürgünler uçları alınarak fazla yükselmeler önlenmelidir. Daha sonra bunlar
üzerinde taze dalların gelişmesi sağlanmalıdır.



Dipten kabaklayarak gençleştirmede ağacın toprak üstü kısmen
gençleşmekte toprak alt kısmı gençleşmeden kalmaktadır.Kök aksamımda gençleştirmek amacıyla; yaşlı ağacın dip kısmı
açılarak, kalın bir kökte bir parça yumru kesilip gövdeden ayrılması şeklinde
bir uygulama yapılabilir. Kesim yeri 10 cm kalınlıkta toprak tabakası ile
örtülerek bir işaret kazığı ile yeri belli edilir. O yıl burada teşekkül eden
sürgünlerden bir kısmı seçilir. Diğerleri kesilir. Bu sürgünlerin 4-5 yıl içinde
büyüyüp meyveye yatması için, ana ağacın gölge yapacak kısmı, ağır bir şekilde
budanır.Bu arada ana ağaç mahsul vermeye devam eder ve 5-6 yıl
sonrada tamamen dipten çıkarılır.
Genç sürgünler ise kesilen kök kısmından dipten yeni genç kök
sistemi oluşturur.Bakım şartlan uygun alanlarda gençleştirilen her ağacın
ortasına bir yeni fidan dikilerek kesafetin arttırılması da pratik bir yoldur.
Zeytinlerin Gübrelenmesi: Zeytinlerde gübreleme ocak-mart aylarında 15-20 cm. derinliğe
uygulanır. En iyi gübreleme programı toprak ve yaprak analizlerinin sonuçlarına
göre oluşturulabilir. Ancak genel bir bilgi olarak verim çağında ve toprak
verimliliği normal bir durum gösteren zeytinliklere verilmesi gereken gübre
miktarları kısaca şöyle özetlenebilir.
|
Ürün Miktarı |
Azotlu gübre
Amonyum Sülfat yada
Amonyum Nitrat |
Fosforlu gübreler Sülfat fosfat
(% 18 fosfor) |
Potasyumlu Güb. Potasyum sülfat
(%50 Potasyum), |
Organik Gübre(%5 Azot) |
|
25 Kg ; ve daha az ürün veren |
1,5-2 |
0,75-1 |
0,75-1 |
60-80 |
|
25-50 kg arasında ürün veren ağaçlar |
2,5-3 |
1,25-1,5 |
1,25-1,5 |
100-120 |
|
50-100 kg arasında ürün veren ağaçlar |
4-5 |
2-2,5 |
2-2,5 |
100-200 |
Not: Yukarıdaki rakamlar ağaçların verim durumlarına göre bir
ağaca verilecek kg olarak gübre miktarlarıdır.
-İlk tesis yıllarında toprağı organik madde bakımından
zenginleştirmek amacıyla yeşil gübreleme yapılabilir. Yeşil gübrelerin (Bakla,
Bezelye, fiğ vb.) tohumları Sonbaharda ekilir, Nisan başında toprağa
karıştırılır. Ekim sırasında dekara 25-30 kg. Süper fosfat ve 15-20 kg potasyum
sülfat verilir.
-Süperfosfat ve potasyum sülfat gübreleri iki yılda bir kök
derinliğine uygulanır.
-Çizelgede önerilen kimyasal gübrelerin yerine kompoze
gübreler kullanılacaksa orta boy bir ağaca 15-15-15'ten 3,5 kg., 20-20-20'den 3
kg. verilmesi uygundur. Bu miktarlar ağacın yaşı ve verim durumuna göre
azaltılıp, çoğaltılırlar.
-Zeytinlere hasadın arkasından, kış toprak işlemesinden önce
hiç olmazsa üç yılda bir dönüme 2-3 ton çiftlik gübresi verilmelidir.
-Gübrelerin Verilme Zamanı: Azotlu gübrelerin 1/3 miktarının
Sonbaharda 2/3 miktarının ilkbahar (şubat ve mart ortasına dek) verilmesi
öneriliyorsa da bir defada Mark ayı içinde de verilebilir.Fosfor ve potasyumla gübrelerin taş başında verilmiş olmaları
gerekir. Bu gübrelerin uygulama güçlükleri ve masraflı olmaları nedeniyle 2-3
yıllık miktarlarının bir defada verilmesi mümkündür.
Zeytinlerde Toprak İşlemesi:
Zeytinliklerde toprak işleme, yabancı otlan öldürme, yağış ve
sulama sularının toprağa hızla işlemesini sağlama amacıyla yapılır. Toprak
işleme üç grupta incelenebilir.Birinci kış başında yapılan toprak işlemesidir. Hasattan
sonra zeytinlikler iki kat sürülür. Bu şekilde toprak yağmur sularını daha iyi
tutar ve hızla emer.İkinci toprak işleme çiçeklenmeden 15-30 gün önce kaymak
kırma ve yabancı otlan öldürmek amacıyla ve daha yüzeysel yapılır.Üçüncü işlemeyse Eylül ayında yapılır. Bu işlem zeytin
tanelerinin daha kolay toplanmaları ve otlar arasında bulunamayan tanelerden
dolayı meydana gelen kayıpların en aza indirilmesi için zeytinliklerin tırmık
ile düzeltilmesinden ibarettir.
Zeytinliklerde Sulama:
Zeytin yıllık 650-700 milimetre yağış ister. Bunun altında
olan miktar sulama ile tamamlanmalıdır.Zeytin suya en çok çiçeklenme-tane tutma dönemi (nisan-mayıs)
ile çekirdeğin sertleşmeye başladığı dönemde (ağustos-eylül) gereksinim
gösterir.Bu zamanda suyun yeterli olması hem tane tutumunu arttırır,
hem de tanenin irileşmesini sağlar. Tam çiçeklenme ve tane tutumu sırasında
sulama uygun değildir. Bu dönemden hemen önce sulama yapılmalıdır.Ağaçlarda genel bir durgunluk görülmesi ya da yaprakların
pörsümesi su yetersizliğinin belirtileridir. Verile suyun yeterli olup, olmadığı
kök bölgesinde 1-1,5 metre derinlikte burgu ile alınacak toprağın nemi ile
kontrol edilir. Bu derinlikte toprak kuru ise sulama yetersizdir.Genel olarak dekara 400 ton suyun hesaplanması gerekir. Meyil
derecesine göre, sulama yöntemleri değişiklik gösterir; Meyilli zeytinliklerde
yalak veya tava usulü, Az meyilli zeytinliklerde karık veya çizgi usulü sulama
uygulanır.
Kışı sert geçen yörelerde dona karşı dayanıklılığı arttırmak
için yaz sonu yada Sonbaharda ağaçlara fazla su vermekten kaçınmalıdır.
Her sulamadan sonra toprağın yüzlek olarak işlenmesi, suyun
buharlaşarak ya da yabancı otlar tarafından alınarak kaybolmasını önlemek
bakımından gereklidir.
Hasat:
Hasat Zamanı: Zeytin
meyvesi sofralık ve yağlık olmak üzere iki amaçla değerlendirildiği için farklı
olgunluk devrelerinde toplanır.
Sofralık olarak ta yeşil ve siyah olum devrelerinde hasat
edilir. Yeşil zeytinlerde hasat zamanı tane renginin yeşilden sarıya döndüğü
dönemdir. Genelde 15 Ekim'de başlar. Siyah sofralıklarda ise çeşide özgü rengi
alması beklenir. Bunun hasadı da Kasım-Aralık aylarında olur.Yağlık zeytinler olgunlaşınca tane yumuşar, elle sıkışınca
meyvenin suyu akar ve kabuk etten kolayca ayrılır. Bölgemizde yağlık zeytinlerin
hasadı 15 Kasım'dan sonra başlar.
Hasat Şekilleri:
a)Elle sıyırma:
En iyi toplama şeklidir. Bu yöntemde merdiven
kullanılabilecek ve dallar arasında çalışabilecek yetenekli işçilere gereksinim
vardır. Özellikle iyi budanmış, küçük ve orta boylu ağaçlarda ve salamuralık
çeşitlerde uygulanır.
b)Çırpma (Sırıklama):
Pratik ve ucuz olduğundan hasat genellikle
sırıkla yapılmaktadır. Meyve dallan çırpılarak meyveler düşürülür. Sırıkla hasat
filiz kırılmalarına yol açtığı için periyodisiteyi şiddetlendirir. Ayrıca dal ve
sürgün yaralanmaları hastalık ve zararlıların yayılmasını kolaylaştırır.
c)Silkeleme (Sarma):
Olgunlaşmış zeytinlerin bir dış etkenin yaptığı
sarsma ile düşürülmesi esasına dayanan bir yöntemdir. Uçlarında bir kanca
bulunan uzun sırıklar kullanılır.
d)Makina ile Hasat:
Son zamanlarda hasadın makina ile yapılması
çalışmaları hızlanmış, ancak bizde henüz pratiğe intikal etmemiştir.
|
|
|
|
Okuyan : 50405 |
|
|
| |
|
|